Sommersturm (2004)
Yaz Fırtınası

BerbatKötüVasatİyiMükemmel

Tür: Dram, Komedi, Romantik

Ekleyen:

Tarih: 06/01/2009

Bu film, 2.131 defa incelendi.

Yorum Yaz / Oku

Sommersturm (2004)

Tobi gizliden gizliye en yakın arkadaşına aşıktır; ancak 15 yaşın o körpe hallerinde bunu kabul etmek hiç de kolay değildir. Ufak tefek ittirmelerle yaşanan keyifli anlar ise bir tehdit unsuru oluşturmamaktadır; her şey gizli ve kontrol altında ilerlemektedir. Ama büyük yarışa hazırlanmak için kürek takımıyla kampa gidildiğinde, doğanın ve hormonların çağrısına yanıt vermemek güçleşir ve kamp günleri Achim’in kız arkadaşının iki oğlanın arasına girmesiyle gerginleşir. En yakın arkadaşından ne istediğini tam olarak kestiremeyen Tobi’nin kafası, kampa eşcinsellerden oluşan bir kürek takımının gelişiyle iyice karışır. Cinsel gerilim artar ve Tobi, Achim ve diğer takım arkadaşları yaklaşmakta olan yaz fırtınası kadar şiddetli, ancak bir o kadar da özgürleştirici yüzleşmeler yaşamak zorunda kalırlar. Seksi delikanlıların, gerçekçi diyalogların ve çarpıcı bir sinematografinin öne çıktığı bu cesur film, izleyiciler arasında birçok kalp kıracak ve seyirciyi kendisine bağlayacaktır.

Yönetmen, yazar ve yapımcı olan Marco Kreuzpaintner sinemaya 1999′da çektiği Entering Reality adlı kısa filmiyle başladı. Yönetmenin ilk uzun metraj çalışması Ganz und Gar, filmin başrolünde oynayan David Rott’a Max Ophüls Festivali’nde en iyi oyuncu ödülünü kazandırdı. Kreuzpaintner, Yaz Fırtınası ile festivalleri dolaştıktan sonra, şimdi Motosiklet Günlükleri’nin senaryo yazarı JosRivera ile birlikte ilk Hollywood deneyimi olan The Girls Next Door adlı film üzerinde çalışıyor.

FRAGMANI
SITENE EKLE

2 Yanıt - “Sommersturm (2004)”

  1. Görkem

    01. Mar, 2010

    AŞK SANCILARI.. Bence filmin ismi böyle olmalıydı. Genç kızların, heteroseksüellerin ve eşcinsellerin ergenlik dönemlerinde yaşadıkları gelgitleri çok güzel işleyen bir gençlik filmiydi. Aslında filmin ilk yarısında çok sıkıldım. İzlemekten vazgeçmeyi düşündüğüm anlar bile oldu. Saat zaten gecenin 2′ si olmuş. Gözlerimden uyku akıyor e filmde biraz sıkınca yatmaya niyetlenmiştim ama hadi neyse dedim birazdaha sabredip sonunu getireyim. Sonrasında anladım ne kadar doğru bir karar verdiğimi. Film ilerledikçe o sıkıcı hava yerini çok akıcı bir seyre bıraktı ve beni kendine kilitledi adeta. Çok sık yaşanan bir duyguyu ele alarak mükemmel bir noktaya değinilmiş. Hayatınızın büyük bir kısmında yer alan çok samimi ve yakın bir dostunuza aşık olmak.. Ne acı bir durum. Nasıl anlatır, nasıl paylaşırsınız bunu onunla. Kaybedilme korkusuyla mücadele ederken aşkınız günden güne yüreğinizde büyüyor fakat bunu sadece kendinize itiraf edebiliyorsunuz. Diğer yandan erkekliğinizi kanıtlayabilmek adına bir kızla flört etme dönemlerine geçiyorsunuz. Tam bir kaos gerçekten. Aynı durumu yaşayan biri olarak çok duygulandığımı itiraf etmek isterim. Etkisinden günlerce kurtulamıyorum bu tarz filmleri izledikten sonra. Kendi gençliğinizi, anılarınızı ve yaşayamadıklarınızı görüyor ve hissediyorsunuz ister istemez izlerken. Achim çok tatlı bir gençti. Ben bile aşık olabilirdim ona. Kaldı ki Tobi nasıl olmasın.:)

    Lafı fazla uzattım yine ama anlatılması gereken o kadar çok şey varken anlamıyor insan neler yazdıklarını. İzlemeyen arkadaşlara mutlaka tavsiye ediyorum bu filmi. Benim gibi ilk dakikalarda sıkılabilirsiniz ancak lütfen devamını da izleyin. Kendinizden birşeyler muhakkak bulacaksınız filmde. Bir aynaya bakıyormuşsunuz gibi kendi hayatınızı görebilirsiniz..

  2. yusufantalya

    09. Eki, 2010

    izlediğim en güzel filimlerden biriydi. arkadaşında dediği gibi çoğumuz hatta nerdeyse hepimiz bu gayliği kabullenme dönemini ağır bir şekilde atlatmışızdır. film tüm bu evreleri saniye saniye anlatıyor. en üzücü kısım ise arkadaşına aşık olması. bende yaşamıştım bu durumu

Yorum Bırakın

13891996